TRAC; Bakanlar Kurulu’nun 08.04.1991 tarih ve 91/1741 sayılı kararı ile kamuya yararlı çalıştığı kabul edilen dernektir.
IARU International Amateur Radio Union üyesidir. Bu sitede yer alan bilgiler amatör telsizcilik konusunda yol göstermek amacıyla hazırlanmıştır. Bilgi ticari olmamak ve kaynak gösterilmek şartı ile kullanılabilir, anlatılan konu ve uygulamaların ehil veya uzman olmayan kişilerce yapılmasından TRAC TA9KE sorumlu tutulamaz. |
| (26) | |
| (21) | |
| (17) | |
| (8) | |
| (7) | |
| (5) | |
| (4) | |
| (4) | |
| (4) | |
| (4) |
Bize ulaşmak isterseniz?
01 kasım 2009 Pazar gününden itibaren çevrimimiz saat 20.00'da alınmaktadır.
![]() |
Teker, Yuvar = Disk (Fr.) |







![]() | Bugün | 317 |
![]() | Dün | 319 |
![]() | Bu Hafta | 1955 |
![]() | Bu Ay | 1263 |
![]() | Toplam | 191526 |
| Deniz, Telsiz, Bir De Ben ! |
|
|
|
| Yazar TB9YDC |
| Pazartesi, 29 Haziran 2009 09:00 |
![]() Tatili fırsat bilip boğaz kıyısında annemle yürüyüş yaparken bir binanın önünden geçiyoruz. Kenarında bir anten kulesi var. Anneme bunun ne binası olduğunu soruyorum. O da bana bunun bir deniz trafik kontrol binası olduğunu anlatıyor. Ben de ziyaret edip edemeyeceğimizi, hatta genç/bayan amatör telsizciler için bir ropörtaj yapıp yapamayacağımız soruyorum, "bakalım" diyor. Ertesi sabah uyandığımda babam hazırlanmamı söylediğinde meraklanıyorum.
Akşam annem babama durumu anlatmış Gerekli görüşmeleri yapmış ve benim için kısa bir ziyaret izni almış. Aklımda o kadar çok soru var ki bilgisayarımda bunları temize çekerek çıktı alıyorum ve yola koyuluyoruz. Yazmak ve düzenlemek biraz zamanımı aldı tabi. Ama randevuya her zaman sadık kalmayı severim, kendi aracımızla gelmediğimiz için özel şoförümden - dayım :) - bizi yetiştirmesi için rica ediyorum. Bir otomatik vites BMW 3.28 ile kısa süre sonra randevu noktasındayım. ![]() Güleryüz ile ilk karşılama heyecanımı yenmemi sağlıyor. Merdivenlerden yukarı çıkıuyoruz. Burası bir nevi havaalanı kulelerine benziyor. Birileri telsizle konuşurken, birileri dürbünle iziliyor, bir beyfendi de bilgisayar ekranındaki hareketli gemi simgelerini inceliyor. Yaptıkları işin önemi gereği sistemlerden uzak durarak, çalışmalarını engellemeyecek şekilde bir masaya davet ediliyorum. Öncelikle kendimi onlara tanıtıyorum ve amatör telsizcilik ile ilgili tanıtım bilgilerini aktarıyorum. Ben onların telsizlerini, onlar da benim Yaesu telsizimi inceliyorlar. Onlar VHF deniz bandı olan (156-174) MHz arasını kullanıyorlar. Karşılıklı çeşitli sorular soruyoruz. Ardından önce görevleri ile ilgili genel bir tanıtım yapıyorlar sonra da bir bardak sıcak çay da gelince iyice havama girip ropörtajıma başlıyorum. Umarım beğenirsiniz. Burası Çanakkale- Gelibolu ilçesi. Siz bunları okurken ben de bu arada boğazdan geçmekte olan yunus sürüsünü izleyeyim bari. ... Merhabalar. Ben TB9YDC çağrı işaretli amatör telsizci Serenay USLU. (13) yaşındayım. Müsade ederseniz web sayfamızda da yayınlanmak üzere sizinle bir ropörtaj yapmak istiyorum. Merak ettiğim sorularımı not aldım ancak işinizin özelliği ve milli güvenlikle ilgili hususlara cevap vermeyebilirsiniz. Şimdiden teşekkürler. Cevap: Merhaba Serenay, hoşgeldin. Umarız merak ettiğin tüm soruların cevabını bulabilirsin. Soru: Gemiler Çanakkale Boğazı'ndan geçiş esnasında neden size ihtiyaç duyuyor? Aynı şey İstanbul Boğaz'ı için de geçerli mi? Bütün boğaz geçişisinin sorumlusu siz misiniz? Cevap: Burada (VTS) Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı olarak Gemi Trafik Hizmetleri'nde trafik düzenlemesi ve geçişlerde kolaylık sağlamaktayız. Karadeniz - İstanbul Boğazı girişinden Çanakkale Boğazı açık deniz çıkışına kadar tüm gemi trafiğinin yönlendirilmesi kurumumuz tarafından kontrol edilmektedir. Bu trafik üzerinde gözlemler sektör dediğimiz alanlara ve sorumluluk bölgelerine bölünmüştür. Bizler Gelibolu sektör olarak yaklaşık (40) NM (Navy Mile - Deniz Mili) sorumluyuz. Buradan aynı zamanda gemilere kılavuz kaptanlık hizmetlerini de yönlendirmekteyiz. Mesela (300) metreden uzun gemiler boğaz geçişinde kılavuz kaptan talep etmek zorundadır. Kılavuz kaptan alınmadığında herhangi bir olumsuzluk durumunda veya kaza anında ilk sorulacak soru kılavuz kaptan hizmeti alınıp alınmadığıdır. Kılavuz kaptanlık bir nevi tavsiye türündedir ve gemilerin ağırlığına göre bu hizmet belli şekillerde ücretlendirilmektedir. Diğer yandan mesela LNG (sıvılaştırılmış gaz) türü tehlikeli madde taşıyan gemilerin geçişleri gibi bazı kanuni durumlarla kılavuz kaptan kullanılması zorunlu hale getirilmiştir. Bu tür gemilerin geçişi esnasında bazı ek tedbirler de alınması gerekir. Örneğin romorkör desteği. Sonra boğaz gemi trafiğine tamamen kapatılabilir ve geçiş tamamlanıncaya kadar diğer gemiler boğaz girişinde bekletilir. Soru: Çok büyük gemilerde gelişmiş radar sistemleri ve bazı değişik antenler görüyorum. Ancak bunlar da zaman zaman sizden kılavuz kaptan alıyorlar. Kendileri bu sistemlerle geçemiyorlar mı? Cevap: Evet, bilgisayar ve navigasyon sistemleri son yıllarda oldukça fazla gelişme göstermiştir. Ancak yukarıda da belirrtiğimiz üzere bazı hukuki durumlarda kılavuz kaptan alınması zorunludur. Siz kendinizi bir kaptan veya o yükün sahibi bir firma olarak düşünün. O kadar değerli bir yükü sadece elektronik sistemlere güvenerek riske atar mıydınız? Soru: Gözlemlerinizde denizde bir sorun olursa Sahil Güvenliğe siz mi haber veriyorsunuz? Cevap: Deniz trafiği kontrol ve Sahil Güvenliğin görev ve kapsamı farklı hususlar. VTS sistemi gözlem olarak tüm bunlara hakimdir. Ancak pek tabi gerek insani ve gerekse ahlaki ve denizcilik etiği gereği gözlemlerimizde böyle bir durumla karşılaşmamız durumunda Sahil Güvenlik ve diğer kurumlara (Jandarma, Kıyı Emniyeti vb) haber vermek gerektiğinde aracılık da yapmaktayız. Acil durumlarda gerek kıyıdaki istasyonlar ve gerekse diğer denizdeki tüm gemiler acil çağrılara ve bu tür durumlara duyarlıdır. Bu bir denizcilik gereği ve bir nevi ananesidir. Diğer yandan 4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun, 618 sayılı Limanlar Kanunu, Denizde Can Emniyeti Uluslararası Sözlesmesi (SOLAS-74) ve Avrupa Parlamentosu'nun 2002/59/EC sayılı Konsey Direktifi hükümlerine paralel olarak boğazdaki faaliyetler yürütülür. Soru: Geçen her gemiyi sistemlerinizde görüyor musunuz? Mesela buradaki balıkçı teknelerinde hiç telsiz anteni göremedim. Sizinle nasıl irtibat kuruyorlar ya da siz onları nasıl ikaz ediyorsunuz? Cevap: Boğazlarımız gelişmiş sistemlerle gün geçtikçe daha güvenli hale getirilmektedir. Gelişmiş uydu sistemlerimiz ve mevcut AIS sistemi üzerinde tüm deniz hareketlerini bilgisayar ekranlarımızdan iazlediğimiz gibi gözle de geçişler takip edilmektedir. Bunun yanında bazı özel yatlar ve askeri gemiler bizim desteğimiz ve yönlendirmemize gerek kalmadan kendi sistemleri ile kurallara bağlı kalmak şartıyla sağlıklı geçiş de yapabilirler. Soru: Bu sorumun sizinle ilgisi olmayabilir ama merakımdan soruyorum. Sahil Güvenlik teknelerini zaman zaman geçişleri esnasında görüyorum. Çok hızlı gittikleri için sanırım kıyıya yakın geçmiyorlar. Ancak bir tanesini Bozcaada'da iken yakından görme imkanım olmuştu, gerçekten çok güzel tekneler. Babamın anlattığına göre bunlar dünyanın en hızlı teknelerinden biriymiş. Bunlar tüm gemileri yakalayabilir mi? Cevap: Denizilerimizdeki suç ve suçluyu engelleme ve gerekli yasal işlemleri yapmaya yetkili olan bu kurumum da kendi alanında bir çok gelişmeler kaydetmiştir. Bunlardan bir tanesi de olaylara müdehalede ve devriye hizmetlerinde son dönemlerde kullandıları Kaan sınıfı botlardır. Bu botlar sizin de gözlemlediğimiz üzere oldukça hızlı bir şekilde hareket edebilmektedir. Sadece bizler değil bir balıkçı teknesi de olsa acil durumlarda doğrudan VHF telsiz sistemleri üzerinden sabit kanallar üzerinden kendileri ile irtibat kurabilmekte yardım talep edebilmektedirler. Sahil Güvenlik bu gibi acil durumlarda her zaman acil çağrı kanalı olan 16 nolu kanalı sürekli dinlemekte ve ihtiyaç duyulduğunda çok kısa sürede harekete hazır beklemektedir. Soru: Denizde acil bir durum olduğunda (mesela balıkçı teknesinde iken ve cep telefonumuz yoksa) size bu kanaldan çağrı yapabilir miyim? Siz cevap verir misiniz? Teknenin sicil numarasını söylemem kafi gelir mi? Ya da yardım edebilmek adına ne tür bilgilere ihtiyaç duyarsınız? Cevap: Daha önce de belirttiğimiz üzere deniz ve acil durum çok özel bir durumdur. Acil çağrılarda hiç bir din, dil, ırk veya başka bir husus gözetilmeden imkanı olan tüm kurum kuruluş ve özel gemiler dahil size yardım etmekleri yasalardan önce bir insanlık ve denizcilik etiğidir. ![]() Soru: Sizin kullanıdğınız AIS sistemi gibi bizim de aynı mantıkla çalışan tüm dünyada gemilerin isimlerini, koordinatlarını ve hereketli gemileri hız ve hareketlerini izleyebildiğimiz bir web sitesi var. Sanırım sizin sistemleriniz çok daha gelişmiş sistemler, uydu teknolojisi mi kullanılıyor? Cevap: Evet belirttiğiiz sistem İnternet üzerinde sunulan bir izleme sistemi. Ancak doğruluğu ve hassasiyeti bizim kullandığmız sistemler kadar gelişmiş değildir. Bu sistem üzerinde boğazlarımız gibi bazı kritik ve hassas noktalardaki gemi trafiğini izleyemezsiniz. Ancak yine de bir iç deniz olan Marmara ve açık deniz gemi faaliyetlerini buradan takip edebilirsiniz. Bizler, uydu, AIS, VHF sistemler ve İnternet üzerinde çalışan komplike sistemlerimiz dahil bir çok gelişmiş sistem kullanılmakta ve tümü her daim 24 saat esasına göre aktif olarak tutulmaktadır. Soru: Geçiş esnasında büyük bir gemide yangın çıkarsa, dümen ya da motor arızası olursa bu nasıl kontrol ediliyor? Yardıma kimler geliyor? Kıyıya ya da başka bir gemiye çarpmaması için tüm gemileri siz mi ikaz ediyorsunuz? Cevap: VTS boğazlardan açık denize kadar tüm trafiği kontrol edebilmektedir. Bu gibi durumlarda söndüren romorkör desteğinden tutun da yedekleme ve diğer hizmetlere kadar tüm tedbirler alınmış durumdadır. Soru: Boğaz boyunca bazı radar kuleleri gördüm. Çok dar bir yapıları var. Bunlarda da insan var mı? Size mi bağlı çalışıyorlar? Cevap: Gördüğünüz kuleler VTS nini kullandığı herşeyi otomatik ve elektronik olarak çalışan insansız radar gözlem kulelerimizdir. Bu kulelerde bir radar ve gözlem kameraları bulunmaktadır. İstanbul'da (8) Çanakkale Boğazı'nda bunlardan kıyı boyunca (5) adet görebilirsiniz. Bu çalışmaların hepsi denizlerimizi daha güvenli hale getirmek için yürütülen çok ciddi projelerdir. Soru: Dün sahil kenarında otururken üç tane yabancı savaş gemisinin geçtiğini gördüm. Denizde dahi çok düzenli aralıklarla seyrediyorlar. Telsizimi açtım ve frekans taramasında sektörlerden biri boğazı dik geçmekte olan bir arabalı vapura çağrı yaptı. Kaptana aralarından geçmemesini ikaz etti. Savaş gemilerinin mi yoksa yolcu gemilerinin mi geçiş üstünlüğü var. Savaşta olmadığımız için ben sivil yolcu taşıyan gemiler sanıyordum. Cevap: Boğazdan gün içerisinde çeşitli büyüklükte gemiler geçmektedir. Bunların kimisi resmi, kimi askeri kimisi ticari ve yolcu taşıyan gemiler olabilmektedir. Mesela bir ticari yük veya yolcu taşıyan gemiyi ele aldığınızda bu gemiler belirli bir zaman dilimi içerisinde varması gereken limana varmaları ve gecikmemeleri gerekmektedir. O an bir tehlikeli madde taşıyan bir gemi boğaz trafik hattını dik geçişle kullanmak durumunda ise yapılan düzenlemelerle öncelik bu gemiye de verilebilir. Önceden tüm gemilerle mesela VHF bandında irtibat kurularak bu gemilerin maksimum manevra süratleri öğrenilir. Her geminin seyir sürati ile manevra kapasitesi aynı olmayabilir. Bu durum kullanılan yakıt, makine/motor, dümen ve yük durumuna göre değişmektedir. Gemilerin manevra yapabilme hızlarına göre uygun bir geçiş aralığı tavsiye edilmektedir. Soru: Yine dün gözlemlerimde konteyner yüklü bir sivil yük gemisinin alıştığımızdan çok süratli boğaz geçişi yaptığını izledim. Ya da bana öyle geldi. Açıkçası korktum da. Şimdiye kadar o büyüklükte hiç bir geminin bu kadar hızlı geçiş yaptığını görmemiştim. Bir hız limiti olması gerekiyor değil mi? Cevap: Pek tabi karayollarımızda nasıl bir hız limiti ve çeşitli trafik kuralları var ve bu nasıl yayalarla sürücüleri bağlıyorsa denizde de bir benzer durum vardır. Bunlar uluslararası anlaşmalarda da belirtilmiş ve herkesçe bilinmektedir. Yine benzer şekilde boğaz gibi kritik dar su geçişlerinde de hızlara bir sınırlama getirilmiştir. Yukarıda belirttiğimiz üzere çeştli nedenler ve trafik düzenlemeleri nedeniyle gemilerin hızları bazen değişiklik arz edebilir. Ancak bu her halukarda gemiler boğazdan 15 Knotun üzerinde bir hıza çıkamazlar. Soru: O kadar gözlem yapmama rağmen boğazdan geçen bir denizaltı göremedim. Babam bunların boğaz seyirlerinde su altından değil su üstünden geçmeleri gerektiğini söylemişti. Sanırım bana hiç denk gelmedi. Onlarda sizinle konuşmak zorunda mı? Cevap: Belki de dediğiniz gibi size denk gelmemiştir. Doğrudur, denizaltılar su altından gitmek üzere tasarlanmakla birlikte boğazlardan ve dar su seyirlerinde su üstü ile ilerlemek durumundadırlar. Bu durumda onlar da bir gemi gibi ulusal ve uluslararası kurallara uygun olarak deniz trafiğinde seyirlerine devam ederler. Konuşmak gibi bir zorunlulukları yok. Kendilerinin çok gelişmiş sistemleri mevcut ancak talep edilir veya çağrı yapılırsa pek tabi cevaplandırılır. Soru: Bu boğazda balıkçılar dahil herkes sizinle VHF telsizle konuşmak durumunda mı? Mesela bir arabalı vapur sürekli boğazı dik kestiği için her zaman deniz seyrini de etkilmekte. Bunlar deniz trafik kurallarına göre mi yoksa sizin yönlendirmenize göre mi geçiş yapıyorlar? Cevap: Deniz trafik kuralları ve yerel şartlara göre durum değişir. Bizden tavsiye isteyebilirler, danışabilirler veya biz duruma göre kendilerini trafik konusunda ikaz edebiliriz. Soru: Geçen yıl limanda kocaman bir yangın söndürme gemisi vardı. Bu sene göremedim. Acil bir durumda bunlar nasıl geliyor ya da neden o kadar gemi olmasına rağmen bizim limanda bunlardan yok? Cevap: Düzenlemelere uygun olarak bunlar çeşitli islelelerde bekletilmektedir. Motorları oldukça güçlü olup boyutlarına göre kendilerinden çok daha büyük gemileri yedekleyebilirler. Aynı zamanda yangın söndürücü olarak kullanılanlar da vardır. Soru: Boğazın en tehlikeli yeri neresi? Nara Burnu'nda Dumlupınar denizaltımızın başına gelen üzücü deniz kazasını anlattıklarında beni çok etkilemişti. Cevap: Boğazı aslında genel anlamda dar su yolu olarak nitelendirdiğimizde ve karşılıklı deniz trafiği de buna eklendiğinde neredeyse tamamı tehlikeli sayılabilir. Nara Burnu olarak tabir ettiğimiz bölge bunların arasında en kritik yer olarak nitelendirilebilir. Normal şartlarda günde (200-300) geminin bu dar su yolunda karşılıklı gelip geçtiğini düşünürseniz ve Nara'nın da çıkıntılı ve kumluk coğrafi yapısından dolayı manevra şartlarını zorlayıcılığı da göz onüne alındığında durum daha da ciddi bir hal alır. Evet 1953 yılında Dumlupınar askeri denizaltımız ile İsveç bandıralı bir şilebin çarpışması sonucu denizcilerimizin şehadete ulaştığı alan Nara Burnu'dur. Bu kaza da raporlara göre şilebin belirlenmiş olan hız limitlerine uygun seyretmemesinden kaynaklandığı bilinmektedir. (Sonradan İnternet üzerinde yaptığım istatistik araştırmamda; Çanakkale Boğazı'dan geçen gemi sayısının 2008 yılında (48.978) adet olduğunu öğrendim. Bunlardan tam (18.334) tanesinin kılavuz kaptan aldığını, (162) tanesinin yedekli geçtiğini, (5.223) tanesinin boyunun ise 200 metreden büyük gemiler olduğunu hayretle okudum. İstanbul Boğazından geçen gemi sayısı bizden fazla ama genel toplam ağırlıkta biz onları geçmişiz:) ) Soru: Haberleşmelerinizde siz de bizim gibi HF telsiz kullanıyor musunuz? Cevap: Bölgesel bazda çalışmalar yapıldığından dolayı bizim HF telsiz sistemini kullanmamıza gerek kalmamakta, mevcut VHF telsiz sistemlerimiz ile her türlü hava şartında soruncuzca muhabere yapabilmekteyiz. Deniz yüzeyinin arazi yapısı gibi çok fazla engel teşkil etmediğinden, açık denizlerde ve kıyı ile yapılan muhaberelerde HF ve bunu destekleyici uydu telefonu ve diğer sistemler de pek tabi kullanılmaktadır. Soru: Gemilerin bir çoğunun yabancı olduğunu gördüm. Buradaki herkes iyi derecede İngilizce biliyor doğru mu, ya da bizim gibi belli bir kısa kodlar mı kullanıyorsunuz? Cevap: Gözlemlerinizde farketmişsiniz. Boğazdan bir çok yabancı ülkeye ait gemiler geçiş yapmaktadır. Gemi trafik hizmetlerinin haberlesme dili İngilizce olup, haberlesmede SMCP kullanılmaktadır. Türk Bayraklı gemiler ve kılavuz kaptan bulunan gemiler ile Türkçe haberleşme yapılabilir. Bu aynı zamanda muhabereyi diğer trafik üzerinde seyreden gemilerin de kolaylıkla takip etmesini kolaylaştırmaktadır. Kendi bölgemizdeki Türk gemileri ile Türkçe konuşmaktayız. Diğer yandan WAS adı verilen bir dizi kısaltma kod tablosu da kullanılmaktadır. Bu bir takım benzer kelimelerin sesli muhaberede birbirine karışmaması veya yanlış anlaşılmalara mahal vermemesi ve aynı zamanda frekansın kısa süreli kullanılarak muhaberenin kısa tutulması da amaçlanmaktadır. Örneğin İngilizce'de under "alt, alt kısım" anlamına gelen bir kelime olup, sesl muhaberede anladım manasında gelen kelime ullanılırken karıştırılabilir. Tüm sektörlerimiz bu kısaltmaları ezbere bilmektedirler. Soru: Denizlerimizin güvenliği ve temizliği için birey olarak bizlere düşen görevler nelerdir? Bunu kimlere ve nasıl bildirmemiz gerekiyor? Cevap: Denizler tüm insanoğlunun koruması ve önem cermesi gereken yaşayan bir dünyadır. İçinde çeşitli güzellikleri kadar bir çok yaşam ekolünü de barındırmaktadır. Denizi korumak herşeyden önce yasalar kadar bireysel olarak da korunmalı ve çocuk yaşlardan itibaren bu biliç aileler ve eğitim kurumlarınca bunlar benimsetilmelidir. Deniz bizlere adeta bir yaşam sunar. Denizi korumak adına yetkili devlet kurumları da her konuda size yardımcı olacaktır. Örneğin konu ile ilgili 158 Sahil Güvenlik veya 156 Jandarma İmdat telefonuna Türkiye'nin her yerinde ücretsiz olarak ulaşabilirsiniz. Hemen belirtelim bu telefonlar ister sabit telefonlardan isterseniz cep telefonlarınızdan arama yapın ücretsiz olarak hizmet vermektedir. Aradığınızda sakin bir ses tonuyla sorunu kendilerine aktardığınızda en kısa sürede sorununuz veya şikayetiniz ile ilgileneceklerdir. Soru: Enteresan ve paylaşmanızda sakıncası olmayan bu görevde yaşadığınız bir anınız var mı? Cevap: Amatör telsizcilikte kullanılan uluslararası fonetik alfabe gemilerde de kullanılmaktadır. Örneğin tür gemileri TCA- TCZ ve YMA-YMZ arası bir çağrı işareti dilimi arasındadır. gemi adlarının yanında gemilerin bir de callsign dediğimiz çağrı işaretleri vardır. Geçenlerde bir Türk bandralı bir yata çağrı işaretini sorduk. Cevap hiç de fonetik kurallara uygun değildi. "Sektör ........ burası Yanki Manki, Anki" kendisini tekrar ikaz ettik ancak cevap yine aynıydı. "Sektör ........ burası Yanki Manki, Anki" Gerçekten çok hoş. Zaman ayırdığınız ve nezaketiniz için size ve tüm çalışanlara teşekkür eder saygılarımı sunarım. Çalşmalarınızda başarılar diliyorum. Cevap: Biz teşekkür ederiz. Selametle. (Bu gemilerle konuşmalarda "yolunuz açık olsun" anlamında kullanılan bir terimdir) Gözlem kulesinde bulunduğum sırada fotoğraf çekme imkanım vardı aslında. İzin istesem beni kırmayacaklarını da biliyorum, ancak sonuçta burası bir resmi kurum ve bir özelliği var. Bu nedenle kendilerini zor durumda bırakmak istemedim. Bu nedenle size bina iç kısım ve cihazları gösteremiyorum. Ancak dışarıdan bir fotoğrafın sanırım kimseye bir zararı yok. Diğer yandan AIS bilgisayarını ve ekranını ve telsiz konuşmalarını da size dinletmek isterdim ancak babam "Gemi Trafik Hizmetleri Sistemlerinin Kurulmasına Ve İşletilmesine İlişkin Yönetmeliğin" 7. Bölüm (5), (6) ve (7)'inci maddeleri gereği bunun yasal olmadığını söyledi. Bir süre sonra buradan ayrıldık. Meteoroloji yanılmamıştı. Eve geldiğimizde şiddetli bir yağmur bastırdı. Şu an bunları yazarken camdan karşı kıyıyı ve gemi trafiğini dahi göremiyorum. Ancak Lapseki ve Çardak'a yolcu taşıyan gemiler hiç bir şey olmamış gibi seyirlerine devam etmekte. Sis yok yine de görüş kısıtlı. Cihazımı açıp gemileri ve sektörleri dinlemeye başlıyorum. Sektörler gemileri bilgilendirmeye başlamışlar bile. ![]() "... Sancak tarafınızda şu gemi var, şu kadar deniz mili hızla ilerliyor bilginiz var mı? ... maksimum manevra hızınız nedir? vb." Şimdi kendilerinin önemini daha iyi anlıyorum. Denizimiz hırçındır ve her zaman bu kadar sakin değildir. Hiç bir şey göremezseniz bile kıyıda birilerinin sizi sürekli gözetip kolladığını ve her zaman telsizin ucunda ulaşılabilir olduklarını bilmek insana huzur ve güven veriyor gerçekten. Kendilerini ve kurumlarını bir kez daha bu zorlu görevlerinden dolayı tebrik ediyorum. Bu arada kılavuz kaptanlarımıza özellikle Cumhur amcaya da ayrıca selam ve teşekürlerimi iletiyorum. Onları gemilere taşıyan ve gemiden alan kılavuz teknelerinin resimlerini de eklemeden geçemeyeceğim. (Pilot) Ben onlara denizin kırmızı melekleri diyorum. Gece gündüz demeden o kadar dalgalarda dahi bata çıka ilerliyorlar ama bakmayın boyutlarına oldukça güçlü ve hızlılar. Merak edenler için yazımda geçen AIS konusu ile ilgili İnternet'te yer alan kısa bir bilgi notunu da ekleyerek yazıma burada son veriyorum. 73 AIS: Bu amaçla birbirine paralel olarak kullanilabilen iki farkli VHF kanali tahsis edilmistir. ITU (International Telecommunication Union) tarafindan bu kanallar AIS1 - 87B (161.975 MHz) ve AIS2 - 88B (162.025 MHz) olarak belirlenmistir. Hem 25 kHz'lik ve hem de 12,5 kHz'lik simplex kanal band genislikleri kullanilabilmektedir. Bu band genisliklerinin her birisi için ulasilabilen kapasite 9600 bps trasmisyon hizinda, 2250 zaman araligi (slot) /dakika olarak ortaya çikmaktadir. Hem AIS1 hem de AIS2 kanallari birlikte kullanildiginda ise, toplam kapasite bunun iki kati olarak 4500 zaman araligi (slot) / dakika olmaktadir. Kullanilacak modülasyon yöntemi ise FM/GMSK olarak belirlenmistir. ![]() Operasyonel Fonksiyonlar • Kullanıcı tarafında harita yükleyebilme ve güncelleyebilme, • Seçilen geminin otomatik olarak takibi, • Seçilen gemi ile ilgili seyir detaylarının görüntülenebilmesi (karşılaşma zamanı, en yakın mesafe bilgisi vb.) • Gemi Pozisyon / Doğrultu bilgisinin görüntülenebilmesi, • AIS Klas-A, Klas-B ve Klas-B CS mesajlarının görüntülenebilmesi, • Harita Ölçek Gösterme/Değiştirme ve Kaydırma özellikleri, • Gemi koordinatlarının elektronik harita üzerinde otomatik olarak görüntülenebilmesi, • Gemilere ait durum ve hareket bilgilerinin görüntülenebilmesi, • Tehlike ve uyarı alarmlarının gerektiğinde görüntülenebilmesi (derinlik alarmı, tehlikeli / yasak bölge vb.) • Kayıt altına alınan transponder verilerinin tekrar oynatılabilmesi. APRS için: www.marinetraffic.com (Live Ship) Serenay USLU (TB9YDC) Bu kategoride yeni haberler:
Bu kategoride önceki haberler:
|
| Pazartesi, 29 Haziran 2009 17:56 tarihinde güncellendi |